Bu haber 10 Ocak 2012, SALI 09:48:55
eklenmiştir. 198 kez okunmuştur.
Diyanet’in yarıyıl tatilinde ilköğretim ve lise öğrencileri için özel umre programı hazırlaması tartışma yarattı. Eğitim-Sen, “Eğitimi Diyanet faaliyetlerine açmak kabul edilemez” dedi
Öğrenciye umre olur mu?
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, yarıyıl tatilinde ilköğretim ve lise öğrencileri için 10 günlük özel umre programı hazırlamasına Eğitim-Sen ve CHP tepki gösterdi. Sendika, okulların Diyanet İşleri Başkanlığı ve müftülüklerin hizmetinde olmadığını, bilimsel ve laik eğitim ilkeleri çerçevesinde eğitim verilmesi gereken kurumlar olduğunu vurguladı. CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes de “Umre ibadeti, ilköğretim öğrencilerinin kavrayabileceği bir ibadet değildir” dedi.
Sendikadan yapılan açıklamada, Ak Parti’nin iktidarda olduğu 9 yıl içinde eğitimin dinselleştirilmesi uygulamalarının adım adım hayata geçirildiği, eğitim müfredatının biçimlendirilmesinden pratik uygulamalara kadar hemen her alanda dini öğelerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim sürecine eklemlenmeye çalışıldığı öne sürüldü. Açıklamada, şöyle denildi:
“Bütün bunlar eğitimi, devlet eliyle ‘dinselleştirme’ politikalarının açık uzantısıdır. ‘Umre ziyareti’ konulu son uygulamayla, okulları Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve müftülüklerin hizmetinde olan ya da olması gereken kurumlar olarak değerlendiren zihniyetin somut yansımasıdır. Temel ilkesi laiklik olan eğitim sisteminde, dini açısından önemli olan etkinliğin, tüm okullara duyurulması, ilköğretim ve ortaöğretimde öğretmen, öğrenci ve velilere umreye katılım çağrısı yapıp, katılacakları acele ve günlü olarak bildirmesinin istenmesi, laik eğitim ilkesinin bizzat devlet kurumları tarafından açıkça ihlal edilmesinden başka anlam taşımamaktadır.”
Diyanet’e açılamaz
Eğitim-Sen’in açıklaması şöyle sürdü: “Çocukların özellikle ilköğretimde okuyan çocukların henüz soyut kavramları anlama, onları anlamlandırma yetilerinin yeterince gelişmediği düşünüldüğünde, bu tür etkinliklerin ileri yaşlarda çocukların psikolojisi ve davranışları üzerinde olumsuz etkiler yaratması mümkündür. Zorunlu din dersinin kaldırılması yönünde yargı kararlarının alındığı, bu konudaki taleplerin yükseldiği dönemde eğitim hizmetini Diyanet İşleri Başkanlığı faaliyetlerine açmayı planlamak, Diyanet ve müftülüklerin okulları hedef kurumlar gibi görmesi, gerekçesi ne olursa olsun, kabul edilemez bir durumdur.”
‘Yaşlılara sunmalı’
Özkes de yaptığı açıklama şunları ifade etti: “Diyanet resmen kâr amacı güden iktisadi teşebbüs haline gelmiştir ve her şeyin özelleştiği süreçte hac ve umreyi tekelinde tutmaktadır. Diyanet, hac organizasyonundan ve umre turları düzenlemekten vazgeçmelidir. Umre ibadeti, ilköğretim öğrencilerinin kavrayabileceği bir ibadet değildir. Ömründe bir defa olsun bu ibadeti yapmak isteyip de imkânı olmayan milyonlarca yaşlı kimseye Diyanet’in imkân sunması daha uygun.”
‘Din ticareti olmamalı’
Özkes, şöyle devam etti: “AKP referandum nedeniyle Ramazan’da umreyi yasaklamaya teşebbüs etmiştir. Diyanet, müşteri sayısını artırmak için çocukları istismar etmemelidir. Diyanet yaptığında samimiyse aynı şartlarda gitmek isteyen her yetişkine kapılarını açmalıdır. Diyanet, ticari bir kurum olmamalıdır, din ticareti yapmamalıdır.”
Yarıyıl tatilinde öğrenciler için özel umre programı yapıldı.
Toptan: Akıllı bir düşünce
Eski TBMM Başkanı, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yarı yıl tatilinde ilköğretim ve lise öğrencilerine özel umre programı düzenlemesiyle ilgili olarak “Olumlu bir düşünce” dedi. 49’uncu hükümet döneminde Milli Eğitim Bakanlığı da yapan Toptan, umre konusunda şunları söyledi: “Nasıl ki Avrupa’nın değişik ülkelerine birtakım gezi programları yapılıyorsa, umre programı, yani Suudi Arabistan’ın Mekke ve Medine kentlerine de bir program yapılmasında bir yasal engel yoktur. Bunu o çerçevede değerlendirmek lazım. İsteyen veli, zaten çocuğunu alıp götürüyor. Diyanet İşleri de bana göre akıllı bir düşünce ile belki orada çocukları da katmak sureti ile bir zenginleştirme programı gerçekleştirmiş oluyor. Ben bunu olumlu bir düşünce olarak karşılıyorum.” ZONGULDAK DHA